Üyelik Girişi
Site Haritası

BOZOK FİDANCILIK

Gökhan ŞAHİN

Proje TasarımUygulama

Bahçe ve Süsü Bitkileri Satışı

Karşıyaka Mezarlığı 1.Kapı

Yenimahalle/Ankara

544 349 06 99

VATAN MOBİL

        VATAN MOBİL TEKNOLOJİ SİSTEMLERİ

   ERCAN KAYNAK

Büyük İstanbul Otogarı Kuzey Çıkışı No:45/15

TEL:0 212 658 23 90-91

 Bayrampaşa/İSTANBUL

 

GÜVEN KUYUMCULUK

GÜVEN KUYUMCULUK

JULİLİWİER ÇAL

MELİHA-BEKİR KAYA

MEİDLİNGER HAUPTSTRASE 20 1120 WİEN-AVUSTURYA

TEL:019673913

BMS

BİRLŞİK MAKİNE SAN.VE TİC.LTD.ŞTİ

KAMİL AVCI

GENEL MÜDÜR

OSTİM SANAYİ SİTESİ 1181. (11) SK.NO:46 OSTİM/ANKARA

TEL: 0 312 386 87 90  

Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar2.13332.1371
Euro2.85602.8611

Yozgat Türküleri

YOZGAT TÜRKÜLERİ



Türkü İsimleri

            Yükle

Yozgat Sürmelisi

           İndir

Aynalı Körük

           İndir

Garip Bülbül

           İndir

Hastane Önünde

           İndir
Bir Çift Turna            İndir
Arpa Buğday            İndir
Asker Yolu Beklerim            İndir
Gam Gasavet            İndir
Ekin Ektim Çöllere            İndir
Sabahınan Esen            İndir
Trene Bindide            İndir
Yeşil_Ayna            İndir

 

 

YOZGAT SÜRMELİSİ           

  Yozgat şehri 1760 yılı başlarında Bozok Yaylasının,    etrafı ormanlarla çevrili  içerisinde  binbir çeşit kuşun ötüştüğü  bir sahada kurulurken; Yozgat halkı o zaman yarı göçebe ve sürülerini besleyerek hayvancılıkla uğraşır, hayatlarını bu yoldan sağlarlardı. Bozok yaylasında otlayan  bu sürülerin birini de Sürmeli Bey adında bir Türkmen Yörüğü otlatırdı. Halk tarafından sevilen bu yanık sesli halk ozanı elinde kavalı, sırtında sazı Yozgat'tan Akdağmadeni'ne uzanan ormanların içinde sürüsünün içinde dolaşırdı. Bazen bir çamın dibine rastlanır. Sazının tellerini konuşturur bazen bir derenin kenarında kavalını çalar, aşık olduğu gönlünün sevgilisini düşünürdü.O sevgili ki güzelliği Bozok yayla'sına   yayılmış, ahu gözlü, sürmeli kaşlı, ay yüzlü bir dilberdi. Babası bir Türkmen beyi idi ve çok sert bir adamdı. Sürmeli Bey, ailesini salarak, babasından sevdiğini istetir, mağrur adam, kızını bir çobana vermeye yanaşmaz. Araya beyler, ağalar girer ama boşuna, bir türlü gönlü olmaz kızın babasının ve iki sevgili birleşemezler.

Üzüntüsünden sürüsünü bırakan Sürmeli Bey  alır sazını eline  beşçamlar mevkiinde kendine bir dergah kurar. Aşkını, yanık türküleriyle dağlara ağaçlara anlatır. Küser otağına, obasına ve Akdağlar'a kadar uzanan çamların arkasında onu bir daha gören olmaz. Dertli kavalına üflediği, işli sazına söylettiği nameler kalır geriye. O gün bu gündür dillerde yankılanır Sürmeli Bey'in türküleri.

      SÜRMELİ KIZIN ÖYKÜSÜ: Sürmeli Yozgat'ta yaşanmış  Türk Halk Edebiyatının en güzel örneklerinden birisidir. Yozgat Sürmelilerinin ortaya çıkışı 19. yy. sonlarında İkinci Cihan Harbinin sona erdiği dönemdir. Hepsi 96 beyittir. Sürmeli güzel gözlü sevgiliye bir hitaptır. Eskiden genç kızlar dışarıya çıkarken gözlerine sürme çekerlerdi ve gözleri daha alımlı olurdu. Bol feracelerinin içinde sadece gözleri görünürdü kızların. Yozgat Sürmelileri yaşanmış öykülerin getirdiği  birer sevda, hatta karasevda türküleridir. Bu bir anlık sürmeli gözlere bakış, yüreklerde büyük aşklara kara sevdalara başlanmış olur kor düşen yürekler sessiz sessiz yanar, ateşini genişletir ve ağızlardan sürmelinin sözleri olarak dökülür. Söylenen sözlerde acı vardır, hasret vardır, gurbet vardır. Sürmelileri dinlerken bu kadar duygulanmamızın sebebi bu sürmeli öykülerinde yakaladığımız duyguların kendimizde de bir yeri, bir acısının olmasındandır. Kısaca kendi aşklarımızı, hasretimizi buluruz Yozgat Sürmelilerinde.

  Sürmeli Beyin en tanınmış türküsü ;

                  Of  ooof  !

                  Yozgat seni delik delik anam delerim

                  Kalbur olur toprağını  anam elerim

                  Vay vay anam sürmelim                

                  Eğer sürmelini yitirirsen anam

                  Koyun olur peşin sıra melerim

                  Vay vay anam sürmelim

                  Of oof ! Çamlığın ardında bir yuva yaptım

                  Yuvamın içinde sürü otlattım

                  Ben sürmelimi gurbete attım

                  Vay vay anam sürmelim

 Yozgat’ı en iyi anlatan “Türkü Yozgat Sürmelisi”dir. Sürmeli Türküsünden bir dörtlük şöyledir.

               Dersini almış da ediyor ezber

                Sürmeli gözlerin sürmeyi neyler

                Bu dert beni iflah etmez del eyler

                Benim dert çekmeye dermanım mı var  

 Derlenmiş Yozgat Türkülerinin sayısı bir hayli çok olduğu gibi henüz derlenmemiş türküleri de mevcuttur. Birçok türkünün efsaneleri de bulunmaktadır. Sürmeli, Ziya Türküsü, Musa Bey Türküsü, Celal Oğlan Türküsü, Hastane Önünde İncir Ağacı, Şakir Efendi, Turnalar, Yeşil Ayna, Hacı Bey türküsü ... Hikayesi bulunan belli başlı türkülerimizdir. Notaya alınmış ve TRT repertuarına girmiş türkülerin sayısı çoktur. Yozgat türkülerini derlemiş birçok derleyicinin  yanısıra Muzaffer SARISÖZEN ile Nida TÜFEKÇİ'yi özellikle anmak gerekir.

 

 

ZİYA TÜRKÜSÜ 

 

   Ziya yakışıklı bir delikanlıdır. Yozgat'ın Karacalar Köyündendir. Aynı köyden Fikriye adlı kızı sever ve nişanlanır. Fikriye'nin babası Karacalar Köyü  imamı Ali Hocadır. Ali Hoca Kızıltepe Köyüne imam olur. Ziya sık sık nişanlısını görmeye at sırtında gider. İki tarafta birbirini oldukça sevmektedir. Ziya bir gün ekin sularken üşütmüş ve karın ağrısından şikayet etmektedir.  Doktora gider ama fayda bulamaz, bir hafta içinde ölür. Bir başka söylentiye göre, Ziya Bey yakışıklı, at düşkünü, çok iyi atan binen, iyi cirit oynayan bir yiğittir.  İki köy arasında oynanan ciritte attan düşer  orada ölür. Fikriye, nişanlısının ani ölümü karşısında duyduğu acıyı ve kederi şiire döker böylece Ziya Türküsü ortaya çıkar.  Ağıtın tamamı 30 kıtadır. Yozgat'ta çok sevilen ve söylenen bir türküdür.

ZİYA TÜRKÜSÜ

Çamlığın başında tüter bir tütün;

Acı gormiyenin yürüğü bütün

Ziya'nın atını pazara tutun

Gelen geçen Ziyam ölmüş desinler. 

At üstünde guşlar gibi dönen yar,

Gendi gidip ehbabları yanan yar. 

Benim yarim yaylalarda oturur

Ak elini soğuk suya batırır

Demedim mi yarim ben sana

Çok muhabbet tez ayrılık getirir.

At üstünde guşlar gibi dönen yar,

Gendi gidip ehbabları yanan yar. 

Ham meyveyi koparttılar dalından

Ayırdılar beni nalı yerimden

Demedimmi nazlı yarim ben sana

Çok muhabbet tez ayrılık getirir. 

At üstünde guşlar gibi dönen yar,

Gendi gidip ehbabları yanan yar.

 

 

HASTANE ÖNÜNDE İNCİR AĞACI

HASTANE ÖNÜNDE İNCİR AĞACI TÜRKÜSÜNÜN  HİKAYESİ 

        Komşu kızı ile beşik kertmesi olan bir genç  asker'de vereme yakalanır.  Hava değişimi olarak Yozgat'a (Akdağmadeni) gelir. Sözlüsünün ailesi gence kızlarını göstermek istemez. Genç tedavi için İstanbul'da hastaneye yatar, pencereden gördüğü incir ağacından aldığı ilhamla aşağıdaki türküyü söyler.Yakalandığı amansız hastalıktan kurtarılamayarak  hastanede ölür. Ailesi cenazesini Yozgat'a getiremez., İstanbul'da kalır. 

              HASTANE ÖNÜNDE İNCİR AĞACI

 Hastane önünüde incir ağacı

Doktor bulamadı bana ilacı

Baştabib geliyo zehirden acı

Garip kaldım yüreğime dert oldu

Ellerin vatanı bana yurt oldu

Mezarımı kazın bayıra düze

Benden selam söyleyin sevdiğim gıza

Başına koysun, karalar bağlasın

Gurbet elde kaldım diye ağlasın

 

 YOZGAT HALK OYUNLARI  

     Yozgat Halk Oyunları bakımından da oldukça zengin bir bölgedir. 15 kadın, 10’a yakın erkek oyunu ve birçok oyun havası vardır.

Kadın Oyunları;       Kadın oyunları; Çümbüş, Davul-Zurna, Tef, Darbuka, Keman ve Saz eşliğinde oynanmaktadır. Başlıca kadın oyunlarının başlıcaları “ Burçak Tarlası, Kunduralım, Narinlim, Feyli Turnam, Dariney Dariney, Leblebici, Loli, Keçeci Baba, Vıy Vıy Karanfil “ oyunlarından ibarettir.  Erkek oyunları: Erkek Oyunları; genellikle davul-zurna eşliğinde oynanır.  Yozgat Ağırlaması, Poppili, Yerli Gelin, Cemo, Çekirge, Aynalı , Kamalı ve Sinsin oyunları başlıcalarıdır.Oyunlarda giyinen kıyafetler erkeklerde; göynek, delme yelek, potur, çorap, çarık, şal kuşak ve yağlıktır. Kadınlarda ise;  Üç Etek, entari, şalvar,  çorap,  önlük, çarık ve bel boncuğudur.

 BURÇAK TARLASI 

Sabahleyin  kalktım sütü pişirdim

Sütün köpüğünü yar yar yere taşırdım

Kaynanamdan korktum aklım şaşırdım

Ah ne yamanda zormuş burçak tarlası

Burçak tarlasında yar yar gelin olması 

Elimi salladım değdi dikene

İlahi kaynana ömrün tükene

İntizar eyledim burçak ekene

Ah ne yamanda zormuş burçak tarlası

Burçak tarlasında yar yar gelin olması 

Elimin kınasını ezdirmediler

Gözümün sürmesini sürdürmediler

Burçak tarlasında gezdirmediler

Ah ne yamanda zormuş burçak tarlası

Burçak tarlasında yar yar gelin olması

FEYLİ TURNAM 

Feyli turnam göle gelsene

Feyli turnam feyli turnam göle insene

Feyli turman feyli turnam kanat çırpsana

Feyli turnam feyli turnam kanat gersene 

Feyli turnam şöyle dönsene

Feyli turnam feyli turnam çay yolsana

Feyli turnam feyli turnam gölden kalksana

Feyli turnam feyli turnam gölden gitsen

Nalinlim  Elma attım karşıya

Yuvarlandı çarşıya

Şu Yozgat’ın kızları

Birer tabak turşuya

  NALİNLİM

Nalinlim dön dön dönelim

Sırtı sırta verelin

Vur elleri ellere

Koy elleri bellere

O yar kurbanlar olsun

Şıkırdayan ellere

Nalinlim hey tuluma tuluma

Su doldurdum tuluma

Seni kurban ederim

Sulaleme soyuma 

Nalinlim  dön dön dönelim

Sırtı sırta verelim

Vur elleri ellere

Koy elleri bellere

O yar kurbanlar olsun

Şıkırdayan ellere 

Nalinlim karşıda kara çalı

Kararıp durma çalı

Ben sana varırmıyım

Sümüklü sıracalı 

Nalinlim dön dön dönelim

Sırtı sırta verelim

Vur elleri ellere

Koy elleri bellere

O yar kurbanlar olsun

Şıkırdayan ellere 

Nalinlim tefe vur sesi çıksın

Başından fesi çıksın

Yozgat’tan kız almayanın

Aklında baba çıksın

 



Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam24
Toplam Ziyaret69493
Hesap Numaramız
626-54770477-5002 (EURO)
 
TR470001000626547704775002
Yozgat Haberler
Hava Durumu
Anlık
Yarın
27° 35° 17°
Saat
Takvim